Biz insanlar kuşaklar buyunca yol gösterici olarak gördüğümüz, ışığımız olarak adlandırdığımız, tecrübeleriyle bizlere öncülük etmiş kişileri hep örnek aldık. Kişisel gelişim ile hayat felsefelerini benimsedik, başarılarına imrendik. O bilge insanlar en dibe vurduğumuz anda bile düşmeden kalkamazsın düşüncesini aşıladılar bize.

Asla pes etmemek 

Çünkü hayat bizim izin verdiğimiz kadar yardım eder bize. Bizim çabaladığımız kadar, bizim hayal ettiğimiz ölçüde ve hayallerimizin sınırlarını biz belirleriz. Hayalimiz ne kadar büyük olursa, kişisel gelişim için çabamız o kadar ağır olur ve sonunda elde edeceğimiz mutluluk o ölçüde tarifsiz olur.

Kişisel gelişim ile öğrenmeyi asla bırakmamalıyız.

İnsan hissettiği yaştadır. Hangi yaşta olursak olalım öğrenmeyi bıraktığımız an yaşlandık demektir. Yapabileceklerimiz kendi irademizle sınırlıdır. Bu konuda bize yardım sağlayabilecek, materyallerde azımsanamayacak kadar çoktur günümüzde. Her fırsatı değerlendirmeli, her uzmandan bir bilgi alabilmeli, bulduğumuz her kitabı okuyabilmeliyiz. Çünkü yüzyıllardır kişinin kendini geliştirmesi ve olumlu yönde değiştirmesi konusu yani adına “Kişisel Gelişim” dediğimiz bu alanda birileri bizim için çabalamıştır. En iyi özel ders hocası bu alanda sınır tanımayan bir platformdur. Birçok kategoride, ücretsiz olarak ulaşabildiğiniz en iyi hocalar sayesinde kendinizi geliştirebilirsiniz. Üstelik kişisel gelişimle sınırlı da değil. Hukuktan tutun da grafik tasarıma kadar, yabancı dilden fotoğrafçılığa kadar aklınıza gelebilecek sayısız alanda, uzman eğitmenler tarafından verdikleri eğitimi, zamanın zorlu şartlarına rağmen sunabiliyorlar. Telefon, tablet, bilgisayar her yerden rahatlıkla ulaşım sağlayabilirsiniz. Size düşen istemek, hayal etmek, zaman ayırmak.

Yaşamın amacı, kişinin kendini geliştirmesidir. Hayatımızı daha yaşanabilir hale getirmek, daha kaliteli yaşayabilmek için, sevdiğimiz işle ve uğraşla keyifli vakit geçirebilmek için şartları biraz zorlamak gerekebilir bazen. Dış dünyada bunu başarabilmek için iç dünyamızı iyi inşa etmemiz gerekir. Çünkü Freud’un da dediği gibi “İnsanın gelişmesi içeriden dışarıya olur.”

Önce kendi içimize bir doğru yolculuğa çıkmalıyız. Çünkü hayatı tanımak kendimizi tanımaktan geçer. Kendimizi tanımazsak hayattan, yaptığımız işlerden, konuştuğumuz insanlardan tat alamayız. Çünkü bilinçsizce yapmış oluruz bütün bu eylemleri. Oysa bizi neyin mutlu ya da mutsuz edebileceğini anlayabilirsek, benliğimizi ruhumuzu tanıyabilirsek, biz ona, o da bize yardım edecektir.

Kendi ışığımızı fark edebilmemiz gerekir.

“Mum olmak kolay değil, ışık saçmak için önce yanmak gerekir.” der Mevlana. İçimizde bir yerlerde kalmış, belki farkında bile olmadığımız o hazineyi bulup çıkarmamız gerekir. Kolay değil elbette bunu yapmak. Her attığımız adımda başarılı olacağız diyemem, elbette düşeceğiz, yanılacağız, yaralanacağız ama asla pes etmeyeceğiz. Çünkü bu hayattan alacağımız değerler var. Bizlere sunulmuş değerler. Başarısızlıktan korkmadan yürümeliyiz. Her başarısız denemede zayıf bir noktamızı da güçlendirmiş olacağız.

“Korkuyu arkamıza veya öfkeyle önümüze değil, bilinçle etrafımıza bakalım.” der yazar James Thurber.

Uzmanından aldığımız bilgi ve eğitim, sahip olduğumuz irade ve çevremizden aldığımız motivasyon ile kendimizi fark etmeye başlayalım. Her anı, her boş zamanı verimli kullanalım.

“Yüce düşler kurun, düşledikçe düşlediğiniz gibi olacaksınız. Hayaliniz, bir gün kim olacağınıza ilişkin bir vaattir; idealiniz de, sonunda nasıl biri olacağınıza ilişkin bir kehanet…”

Sağlıkla kalın.